Avrupa Sağlık | Yazarlar

Tuz’a olan sevgimiz vucudumuzu üzüyor

12 Eylül 2014, 23:19

Avrupa’da yaşayan Türkler olarak beslenmemize gerekli önemi vermediğimizi daha iyi anladım. Neden çoğunlukla Avrupalı Türker kalp hastası? Bizim Avrupalılardan farkımız ne?

Yaklaşık bir yıldır Fransa’da kalp reedukasyon hastanesinde beslenme  uzmanı olarak çalışmaktayım ve bundan önce farklı servislerde çalıştım. Şu anki görevimde ilk kez çoğunlukla Türk hastalarıyla karşılaştım. Ve biz Avrupa’da yaşayan Türkler olarak beslenmemize gerekli önemi vermediğimizi daha iyi anladım. Neden çoğunlukla Avrupalı Türker kalp hastası? Bizim Avrupalılardan farkımız ne ? Tabiki çok sebepler var mesela sendanter olmak, sigara kullanmak… Düzensiz beslenmek... Ben sizlere çok öonemli bir parametreden bahsetmek istiyorum: Tuz tüketiminden.

Tuz nedir?

Denizlerden istihsal edilmiş bir doğallıktır; besinlerde doğal olarak da bulunmaktadır. Tuzun asıl adı ‘Sodiyum klorur’ dur. ( Yüzde 60’ı klor, yüzde 40’ı ise sodiyumdur). Çoğu tuzlar iyotla zenginleştirilmiştir.

Sodyum nedir ?

Besinlerde doğal olarak bulunan bir mineraldir. Sinir/kas çalışmasında çok büyük önemi vardır. Vücudumuzdaki sodyum düzenini böbrekler ayarlar. Böbreklerden süzülen sodyumun yüzde 99’u geri emilir. Aldosteron hormonunun yetersizliğinde böbreklerden emilim azalır, sodiyum atımı artar. Sodyum eksikliği olur. Bazı böbrek hastalıklarında sodyum atılımı azalır.

Peki sodyum fazla olduğunda atılır mı ? Hayır. Kalp yetmezliğinde, kalbiniz uygun bir şekilde çalışmazsa, sodyumu saklar. Bunun sonucu da bacaklarda ve ayaklarda şişkinlik  (ödem) oluşur. Bu nedenle lezzetine bakmadan yiyeceklerinize tuz eklemeyiniz, ve fazla tuzlu besinleri tüketmeyiniz.

Tuzu gereğinden çok alırsak, kandaki tuz miktarımız yükselir, ve bu bizim susamamıza neden olur (Bu şekilde su içme ihtiyacı duyarız). Tuz molekulu  suyu « çeker », bu neden ile siz devamlı tuzlu besinler tüketirseniz, tansiyonunuz da yükselir (kan miktarı arttığı için, tansiyon yükselir). Ilk zamanlarda, içilen  su ile birlikte, fazla tuz, idrarla , terle dışarı atıllır . Ancak , kalbiniz veya böbrekleriniz ‘yorulduğunda’ (hipertansiyon kalbinizi yorabilir) , tuzu dışarı atamaz. Kanda miktari artar ve suyu da çekerek vucudun belirli yerlerinde ‘ödem’ler oluşur. Fazla sodyum, yüksek tansiyon oluşturmaktadır. Yüksek tansyon da birçok hastalığa yol acar.

Tuz tüketimimizi nasıl azaltabiliriz ?

Yemeklerinizi az tuzlu veya tuzsuz pişirin. Sofrada tuz kullanmayın.  Taze ve tuz eklenmemiş besinleri tercih ediniz . Hipertansiyon varsa, satın aldığınız besinlerin etiketlerini okuyunuz. Yemeklerin tadına bakmadan tuz kullanma alışkanlığından vazgeçiniz. Tuz yerine, baharat ve maydanoz, kekik, nane, dereotu, feslegen gibi aromalar kullanın. Maden sularının sodyum iceriğini etiketinden kontrol ediniz (Eğer 50 mg dan az ise sodium miktarı, rahatlıkla kullanabilirsiniz).

 Etiketleri okumayı öğrenelim…Okumadan geçmeyin…

Tabiki marketlerde, her aldığınız besinlerin etiketlerini okursanız, çok zamanınızı alır; ama her defasında değişik bir reyonu incelerseniz enfazla 15 dakikanızı alır.

 Tüm okurlarıma sağlıklı tatiller dilerim. Unutmayalım tatilde de tuz ayarına dikkat edeceğiz..

Avrupa Sağlık
Beslenme Uzmanı
 Avrupa Sağlık internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Avrupa Sağlık Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Erken teşhis hayat kurtarır! Ambulans uçaklar yurtdışına da uçuyor Birinci Yaşlılık Şurası yapıldı Hindistan'da sahte içki: 150 ölü
 
SAĞLIK-MİZAH
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 

www.avrupasaglik.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Avrupa Sağlık Dergisi'ne aittir. Yazılı izin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Avrupa Sağlık Dergisi, Berggasse 13 67269 Grünstadt, Deutschland
Tel : +49 +(0) 177 86 133 52